“Temmuz başı yeni zam kapıda”

Artan hayat pahalılığı ekmeği de vurdu. Fırıncılar Birliği Başkanı Ömer Çıralı ‘haksız’ rekabetten yakındı: “Market fırınları ile baş edemiyoruz”

“Temmuz başı yeni zam kapıda”

Fırıncılar Birliği Başkanı Ömer Çıralı, ”Haziran ayı içinde ekmeğe yüzde 20 ile 30 arasında zam yapıldı. Temmuz başı yeni zam kapıda” dedi. Ekmeğin son bir yıldaüzde yüz zamlandığını ifade eden Çıralı, “Market fırınları ile başa çıkamıyoruz” dedi.

“KÖY VE MARKET FIRINLARI DENETİME TABİ DEĞİL”

Ömer Çıralı, en büyük sıkıntılarının başında market ve köy fırınlarının geldiğini söyledi. Market fırınlarının ekmeği promosyon olarak göstererek müşteri çektiğini kaydeden Çıralı, “Geçimi sadece bu iş olan fırıncının hali çok kötü” dedi. Çok sayıda köy fırınının da olduğunu belirten Çıralı, bunların hiç birinin denetime tabi olmadığını öne sürdü.

Pandemi, işsizlik, dövizin artışı ile büyüyen geçim derdi, zamlarla içinden çıkılmaz hale geldi.

Hemen her sektörde, her kalemde yaşanan fiyat artışı, temel tüketim maddesi ekmeğe de yansıdı, Fırıncılar artan maliyetler nedeniyle ‘zammın kaçınılmaz’ olduğunu söylerken, ‘denetimsizlik nedeniyle haksız rekabetten’ yakındı.

Fırıncılar Birliği Başkanı Ömer Çıralı, market fırınları ile başa çıkamayacak duruma geldiklerini anlattı.

Fırıncıların sadece iki tüccar ile buğday ithalatçısının eline kaldığını kaydeden Çıralı, “Un Dolar üzerinden olduğu için sadece pandemi döneminde 5 kez artış yapıldı. Son 1 yılda ‘ekmek’ yüzde yüz zamlandı” dedi.

Pandemi dönemi boyunca fırıncının ekmeğe zam yapmamak için beklediğini ama maliyetleri hesaplandığı zaman içinden çıkılmaz bir hale girildiğine değinen Çıralı, “Temmuz başı ekmeğe bir zam daha yapılacak” şeklinde konuştu.

“Fırıncı buğday ithalatçısının elinde…”

“Fırıncı artık çıkmaza girdi ve kendi inisiyatifini kullanarak maliyetlerini de düşünerek ekmeğe zam mecburiyetinde kaldı”

Fırıncılar Birliği Başkanı Ömer Çıralı, 2013 yılında dönemin hükümetinin ekmeğin gramaj ve fiyatını tamamen serbest bıraktığını kaydetti.

Esas ana girdinin un olduğunu ve unun da iki tüccarın elinde olduğunu kaydeden Çıralı, “Buğday ithalatçısı Dolar’a bağlı çalışıyor. Bu göz önünde bulundurularak, her birkaç ayda bir özellikle pandemi sürecinde 5 kez artış yapıldı. Ekmek son 1 yıl içinde yüzde yüz zamlanırken, gerekçe olarak dövizin arştı işaret edildi” dedi.

Çıralı: “Ekmeğe bir zam da Temmuz başında geliyor”

Başkan Ömer Çıralı, ekmeğe zam yapıldığı zaman fırıncının yaptığı zammın göründüğünü, ancak un için yapılan zammı kimsenin görmediğini ifade etti.

Pandemi sürecinde fırıncının zam yapmamak için çok beklediğine de işaret eden Çıralı, “Fırıncı ortalığın düzelmesini, vatandaşın alım gücünün artmasını bekledi” dedi.

Hükümetin aldığı tedbirler ve dövizin hızla artmasının da beklentileri doğrulamadığını anlatan Ömer Çıralı, “Haziran ayında dövize bağlı olarak una yüklü miktarda zam geldi. Yüzde 25-30 civarında zam geldi. Bu ay sonu yeniden Temmuz başı bir zam daha bekliyor. Fırıncı artık çıkmaza girdi ve kendi inisiyatifini kullanarak maliyetlerini de düşünerek ekmeğe zam mecburiyetinde kaldı” şeklinde konuştu.

“Fırıncı tereddütte”

Una yapılan yüklü miktarda zammın ardından, fırıncıların bazılarının ekmeğe yüzde 20, bazılarının da yüzde 30 zam yaptığını kaydeden Ömer Çıralı, “Ciddi bir belirsizlik var. Un fiyatları Dolar’a bağlı çok arttı. Fırıncı tereddütte” dedi. Devletin bu konuya el atması gerektiğini ifade eden Çıralı, ekmeğin başka bir konuya benzemediğini, temel tüketim maddesi olduğu için göze çarptığını söyledi.

Ay sonu ne olacağı konusunda ciddi belirsizlikler yaşandığını da kaydeden Çıralı, toplumsal fayda düşünülürse fikirlerinin alınmasının oldukça önemli olduğunu ifade eti.

“İki tane buğday ithalatçısı vardır ve biz bunların eline kaldık” diyen Ömer Çıralı, adaya her şeyin geldiği gibi unun da ülkeye nasıl getirilebileceği konusunda arayışa girilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

“Un fiyatları her gün artıyor, TL ile ülkeye getirebiliriz”

Türkiye’den ‘unu’ Türk Lirası ile getirtme şansı olduğuna dikkati çeken Çıralı, orada iletişime geçtikleri değirmencilerle 6 ay ile 1 yıl arasında sözleşmede yapabileceklerini öğrendiklerini kaydetti.

Bunların yapılması takdirde ekmeğin zamlanmayacağını kaydeden Çıralı,”2013 yılında bir karar alındı ve unun beşte birini Toprak ürünleri Kurumuna getirme yetkisi verdi. 2018 yılına kadar bu uygulama yapıldı ve gerçekten ciddi bir rekabet unsuru oldu” ifadelerini kullandı.

2018 yılında 4’lü hükümetin gelmesi ile uygulamanın durdurulduğunu kaydeden Çıralı, uygulamanın son bulması ile değirmenlerin un fiyatını hemen Dolar’a çevirdiğini anımsattı. Un fiyatlarının her geçen gün arttığına da değinen Çıralı, “Ekmek temel tüketim maddesi ve 2013 yılında serbest piyasa koşullarına bırakıldı. Rekabet Kurulu, fiyat birlikteliği olursa denetler, bu yüzden Fırıncılar Birliği olarak ekmek fiyatı açıklamıyoruz, bunu fırıncının inisiyatifine bıraktık, bu kez vatandaş mağdur oldu” dedi.

 “Köy ve market fırınları denetime tabi değil”

Sektörün sadece derdinin fiyat olmadığının da altını çizen Ömer Çıralı, en büyük sıkıntılarının başında market ve köy fırınlarının geldiğini söyledi. Market fırınlarının ekmeği promosyon olarak göstererek müşteri çektiğini kaydeden Çıralı,”Geçimi sadece bu iş olan fırıncının hali çok kötü” dedi.

Çok sayıda köy fırınlarının da olduğunu belirten Çıralı, bunların hiç birinin denetime tabi olmadığını öne sürdü.

Fırıncılar Birliği Başkanı Ömer Çıralı, “Ne yazık ki sağlıklı koşullarda ekmek imal eden fırınlar, günden güne azalmakta. Tamamen market fırınlarına bir kayma var. Bazı marketler olması gereken fiyatın çok üzerinde bazıları da çok altında veriyor ekmeğin fiyatını. Bunu esas mesleği fırıncı olan fırıncı olan işletmeleri zor durumda bırakıyor. Marketlerin kontrolsüz ekmek imal etmesi çok zor durumda bıraktı bizi” şeklinde konuştu.

“Toplum bilinçlenmeli…  Sorgulamalı…”

Toplumun bu konuda bilinçlenmesi gerektiğine de vurgu yapan Çıralı, sağlıklı ve uygun fiyata ekmek yemek için fırıncı ve uncuyu değil muhatabın devlet olduğunu düşünerek denetimlerin sorgulamasını istemesi gerektiğine işaret etti. 

Çıralı hükümete çağrı yaptı:“Karar alırken ilgili sektörün görüşünü alın”

Ülke olarak uzun bir süredir çıkmaz içinde olduğumuzu ifade eden Fırıncılar Birliği Başkanı Ömer Çıralı, “iyi yönetilmemenin, radikal bazı kararların gününde alınmamasının vermiş olduğu sorunlar ve bunların sıkıntılarını çekmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yapılacak birçok şey olduğunu da altını çizen Çıralı, iyi niyetin şart olduğunu söyledi. Hükümete seçilenlerde iyi niyetin olmasının şart olduğunu kaydeden Çıralı, ilgili sektör ile karar alınırken mutlaka temsilcilerinin görüşlerinin alınmasının çok önemli olduğunu söyledi.  Sağcı kesiminde solcu kesiminde mevcut düzenden şikâyetçi olduğunu kaydeden Çıralı, ”Hükümet bu konuya el atsın kalıcı ve gerçekçi önlemler alınması lazım. Bu önlemler alınırken ilgili birimlerle temas edilmeli” şeklinde konuştu.

“Marketlerin uyguladığı fiyatlarla baş edemiyoruz”

2013 yılında alınan kararlarla 5 yıl boyunca ekmeğe zam yapılmadığını kaydeden Çıralı, “Fırıncı batma noktasına geldi” dedi.

Serbest piyasa koşullarının tam anlamıyla çalışmadığını bunun da hükümetle ilgili olduğunu belirten Çıralı, Rekabet Kurulu’nun un ithalatının önünü açması için hükümetle ilgisi olduğunu kaydetti.

Çıralı fırıncının son yıllarda yaşadığı sıkıntıları şöyle anlattı:

“İşletme olarak biz özelde, yatırım yaptık ve yatırım atıl durumda. Bugün bir köy fırınının şartlarında çalışıyoruz.

Market fırınları denetlenmiyor, market fırın koyarken herhangi bir izin almaz. İsterse açabilir istediği fiyatı da koyma şansı var esas üretimi ekmek olan fırıncıyı ciddi anlamda mağdur ediyor. Marketlerin uyguladığı fiyatlarla baş edecek durumda değiliz artık… Üretilen ekmeğin yüzde 60’ı market fırınlarında, bizde yüzde 30 kaldı. Market fırınlar artmaya da devam ediyor. Bütün ülkelerde uygulanan market fırında ismine has ekmek olabilir ama fırıncıda imal ettirir, fırıncı çalışır biz bıraktık marketler resmen fırın kurdu… Geçinmesini bu işten kazanan insanların önünü kapatıyoruz.”

“Birliğe kayıtlı sadece 30 fırın… Bunların bir kaçı aktif…”

Ömer Çıralı, 1987 yılında Ege Üniversitesi’nden ülkeye bir Profesör geldiğini bütün fırınların denetlenerek, direk ısıtmalı fırınların kanserojen madde içerdiğini belirterek modern fırınlara geçilmesi gerektiğini kaydetti.

Birçoğunun o dönem modern fırınlara geçmeden kapattığını kaydeden Fırıncılar Birliği, 15 yıl içinde fırınların artış gösterdiğini özellikle köy yerlerinde şartlara uygun olmadan ekmek yapmak için yakılan fırınlara belediyelerin bile müdahale edemediğini ifade etti.

Sektörde ciddi bir başıboşluk yaşandığını kaydeden Çıralı, “Bizim üyelerimiz modern fırın kapsamında olan fırınlardır. Özel köy ekmekleri olabilir onlarda sağlık karneleri modern fırın kapsamında mevzuata uygun bir şekilde olmalı. Sağlıksız koşullarda imal edilen ekmekler, çörekler daire daire satılıyor ne yazık. Bu ekmeğin nerede ne şartlarda imal edildiğine bakılmadan pazarlarda aynı şekilde satışta ancak bize gelince bin bir tane mevzuat uygulamakta” dedi.  

Modern fırın kapsamında çalışan ve birliğe üye olan 30 üye olduğunun da altını çizen Çıralı, bu üyelerin de bir kısmının aktif olduğunu giderek azaldıklarını söyledi.

Girne gibi bir şehirde 3 modern fırın olduğunu kaydeden Çıralı, “Fırınlar kapanıyor ama ekmek azalmıyor. Köylerdeki büyük marketler bile fırın koymaya başladı. Sektörün ciddi anlamda sıkıntıları vardır. Gönül arzu eder ki hükümet iradeyi koysun bir çözüm üretilsin” şeklinde konuştu. (YeniDüzen-Devrim Demir)