Mühendisliği bıraktı, şimdi ata buğdayından ekmek yapıyor

Yurtdışında birçok ülkede görev yapan Tekstil Yüksek Mühendisi Gökhan Yücel, endüstriyel ekmekteki katkı maddelerini öğrenince mühendisliği bırakıp ata tohumundan ekmek yapmaya başladı. Hamuru 3 günde pişmeye hazır hale gelen siyez ekmeğinin bir diliminin bile kardın doyurduğunu belirten Gökhan Yücel, 2N 14 koromozomlu ata tohumu siyezin mucizesini anlattı.

Mühendisliği bıraktı, şimdi ata buğdayından ekmek yapıyor

Amerika ve Türkmenistan gibi birçok ülkede görev yapan Tekstil Yüksek Mühendisi Gökhan Yücel, Türkiye’ye döndükten sonra radikal bir karar alarak mühendisliği bıraktı. Bir arkadaşının endüstriyel ekmeklerdeki katkı maddelerini anlatması üzerine uzun bir süre ekmek yiyemediğini belirten Gökhan Yücel, ata tohumu siyez buğdayını araştırınca ekmek yapmaya karar verdiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl 25 Şubatta mühendisliği bıraktığını belirten Yücel, endi mayasını da evinde üretti.

2-N 14 KROMOZOM MUCİZESİ

Siyez buğdayının 10 bin yıllık bir geçmişinin olduğunu ve kendini melezlendirmeyen bir buğday çeşidi olduğunu belirten Gökhan Yücel; “Siyez 10 bin yıllık bir buğdaydır ve buğdayın atasıdır. Maalesef son 10 yıla kadar Türkiye’de siyez buğdayı hayvanlara yiyecek olarak veriliyordu. Bu özellikle büyük hayvanlara köylerde para etmediği için arpa niyetine yediriliyordu. Siyez hala 2 N 14 koromozomla kendini melezlememiş bir buğday çeşidi. Buğdaylar çok çabuk birbirine melezler. Siyez kabuğu kalın olduğu için kendini asla melezletmiyor. Bu buğdayın anavatanı Anadolu toprakları. Siyez ekmeği hem besleyiciliği hem de mide ve bağırsağı düzenlemesi nedeniyle çok sağlıklı bir ekmek. Bağırsak ve mide problemi olanlar katkısız siyez ekmeğini yediklerinde bu sorunlarından kurtuluyorlar.” dedi.

BİR DİLİMİ KARIN DOYURUYOR

Siyez ekmeğini evinde üretmeye başladığını belirten Mühendis Gökhan Yücel,; “Ben bu ekmek fikrine çocuklarım için başladım. Endüstriyel ekmekteki katkı maddelerini görünce kendim ekmek yememeye başladım ama çocuklarım mecburen yemek zorundaydı. Siyez ekmeğini 7 yıllık ekşi maya ile yapmaya başladım. Ben evde kendi ekşi mayamı ürettim. Endüstriyel ekmeklerde unla su bir araya getirildiğinde 4 ila 6 saat arasında pişiyor ve rafa konulmuyor. Benim ürettiğim ekmek iste ancak 72 saatte ancak hazır hale geliyor. Bugün unla suyu karıştırdığımda ancak 3 gün sonra ekmeği rafa koyabiliyorum. Sadece bir gece artı 4 derecede dolapta bekletiyoruz. Siyez ekmeği çok besleyici bir ekmek. Siyezden bir dilim yenildiğinde karın doyuyor ve uzun süre tokluk hissi veriyor. O yüzden diyetisyenlerde zaten katkısız bu tür ekmekleri tavsiye ediyor.” diye konuştu.

EKŞİ MAYA FARKI

Ekşi mayalı ekmeklerin endüstriyel ekmeklerden daha besleyici olduğunu ifade eden Gökhan Yücel; “Bir siyez ekmeği 1 kilo, standart bir somun ekmeği 200 gram geliyor. Böyle olunca bir siyez ekmeği 5 somun ekmeğe denk geliyor. Ancak tokluk verme noktasında ise çok daha fazla. Biz atalık ve taş değirmen unları kullanıyoruz. Endüstriyel unların öğütülmesi sırasında yüksek hıza bağlı vitamin ve mineraller kayboluyor. Ancak atalık buğdayların değirmeni farklı oluyor. Düşük hızlı taş değirmenlerde öğütülen unlarda yer alan çinko, potasyum, fosfat ve magnezyum gibi mineraller ve vitaminler yok olmuyor. Yüksek düzeyde vitamin mineral içermesi, daha besleyici ve tok tutmayı sağlıyor. Hazır ekmekte kan şekeri hemen yükselir, buda insanları çabuk acıktırır. Ancak Siyez ekmeğinde bu tam tersidir.” dedi. (Ali ALTUNTAŞSABAH)