Memet Temirci: Un fiyatları düşmedikçe, ekmek zamları kaçınılmazdır

Somuncubaba Ekmek, Pasta ve Cafe işletme sahibi Memet Temirci, un fiyatlarına gelen fahiş zamlara dikkat çekti ve "Un fiyatları düşmedikçe, ekmek zamları kaçınılmaz olacaktır" dedi.

Memet Temirci: Un fiyatları düşmedikçe, ekmek zamları kaçınılmazdır

Ümraniye’de hizmet veren Somuncubaba Ekmek, Pasta ve Cafe işletme sahibi Memet Temirci, un fiyatları, açıklanan ekmek fiyat tarifesi ve sektörün içinde bulunduğu sorunları Ekmeğin Sesi TV’ye açıkladı. Temirci, “Un fiyatları düşmedikçe, yeni ekmek zamlarının kaçınılmaz olduğunu” söyledi.

Ekmeğin ana maddesi olan una neredeyse her gün zam geliyor. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

Evet… Una her gün zam geliyor… Çünkü kontrolsüz bir güç var. Ekmeğe gelince baskın bir yöntem, unculara gelince sessiz bir yöntem… Bu da, ister istemez ekmek fiyatlarına yansıyacak, ama biz yansıtamıyoruz. Bizler fiyata tabiyiz. Ne acıdır ki, serbest piyasa ekonomisinde ekmek fiyatı izin alınarak yapılmalı ama, diğer bütün girdiler, örneğin doğalgaz, elektrik vs. sürekli zam geliyor. Un ana tema… Bu da inanılmaz derecede yükseliyor. Zam isteyince günah keçisi biz oluyoruz. Ben bunu doğru bulmuyorum. Yetkililer, derhal ekmeği tarifeden çıkarsınlar. Bir yerden izin alınarak fiyat belirlenmesin. Çünkü ismi ekmek… Kalite yapan var, yapamayan var. Siz ne kadar güzel ve nezih mekanlar yaparsanız yapın, vatandaş çatkapı ekmeği bir yerde yapıyor. Kimi poşetliyor, kimi poşetlemiyor… Pazarda ekmek satılır mı? En temel gıda maddesi… Kadıköy Salı pazarından bahsedeyim… Burada çuvalla, kamyonla ekmek satılıyor. Hangi sağlık koşullarında üretildi, bilinmiyor. Bunu İstanbul fırıncısı yapmıyor. Pazarda 1,25, 1.50, 1.75, 2 TL’den satılıyor. Vatandaş orada kendi kafasına göre belirsiz, denetimsiz bir gramajla istediği fiyata ekmek satıyor. Bu, pazarda diğer esnafın işini bozuyor. Peki esnaf ne yapıyor, bir şekilde çıkıyor yolu arıyor. Su, yumurta vs… Bunları satmaya çalışıyor. Pandemi döneminde marketler bu konuda o kadar çok lobi yaptılar ki, neredeyse fırında ekmeğin dışında hiçbir şey satamaz hale geldiler. Aslında biz ekmekçiler, normalde bütün gıdaları satmamız gerekirsen, markette temizlik ürünlerine kadar herşeyi satarken, ekmeği de yanında satarken, biz onlara müdahale etmiyoruz. Ama, biz ekmeğin yanında 2 yumurta ya da, 2 dilim peynir satarken bunu haber yapma gereği duydular. Dolayısıyla, bu konuda fırıncı arkadaşlarımızdan rica ediyorum, biraz daha güç birliği, biraz daha denge… Yani bu bir lobi değil. Bu bir karşı gelme değil, taleplerimizi yüksek sesle duyuralım. Çünkü bizlerin pazar tatili yok, bayram izni yok… Bu konuları yüksek sesle duyurmamız gerekiyor. Bu bağlamda da, Ekmeğin Sesi haber kanalına da çok teşekkür ediyorum. Bütün meslektaşlarımıza yavaş yavaş ulaşıp, yüksek sesle bizim sesimizi duyurmaya çalışıyor.

Peki, sizce undaki bu fahiş fiyat artışları neden kaynaklanıyor? Devlet bu anlamda neden bir müdahalede bulunmuyor?

Buğday tüccarı olmayan esnafın elinde buğday var. Buna müdahale edilmiyor, edilmediği gibi de borsada istemez istemez un fiyatları tavan yapıyor. Bunun önüne geçilmedikçe ekmek fiyatlarına dur denilmesi mümkün değil. Devlet bu anlamda her türlü desteği verebilir. Toprak Mahsulleri Ofisi’nden buğday verebilir, fiyatları süspanse edecek ortam yapabilir. Ama, gerek duymuyor. Eğer serbest piyasa şartları bir şekilde yürürken bunu sağlamıyor. Ekmek fiyatına gelince ben belirlerim, un fiyatına/girdiye gelince ben belirleyemem. Oraya müdahale etmiyorsan, bize de müdahale etmeyeceksin. Bazı haber kanalları ekmeğe zam yapıldı diye haber yapıyor. Ağza alınmayacak sözler söyleniyor. Bunu ben kabul etmiyorum. Meslektaşlarımın da kabul edeceğini düşünmüyorum. Ben bu hakaretleri aynen sahiplerine iade ediyorum. Biz, milletimize en iyi şekilde hizmet etmek için gece-gündüz demeden çalışıyoruz. Fırıncı, 18-20 saat vardiyalı olarak çalışıyoruz. Kendimize özelimiz yok, kendimize ayırdığımız zamanımız yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği ‘metal yorgunluğu…’ Bizim de metallerimiz yoruluyor. Bunu düzeltmek için kendimize bir haftasonu izni düzenli bir şekilde sağlanırsa ve esnaf da buna uyarsa daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Bunu da devletten talep ediyorum. Un fiyatlarıyla ilgili de yapılacak herşey var… Devletin gücü var. Ama yapmıyorsa da, yapacak bir şey yok!.. Ancak, bize de müdahale etmemeli…

Diğer yandan, buğday ve un stokçuluğu yapıldığına dair bir çok haber çıktı. Nedir bu?

Un stokçuları için söylenecek bir şey yok… Biz ürettiğimizi satmak zorundayız, onların ürettiğini satmak gibi bir dertleri yok. İstedikleri yere kadar durdurabilirler. Döviz kuru önceden devlet yetkilileri öksürdüğü zaman yükselirdi. Şimdi öyle değil, hava puslandığı zaman un fiyatları yükseliyor. Ya kontrolsüz bir güç var kimsenin buna gücü yetmiyor… Ki devletin gücünün yetmeyeceğini düşünmüyorum. Kontrol edilemiyorsa o zaman ayrıcalık vardır demektir. Bu ayrıcalığa da bir şekilde dur denilmesi lazım.

Yaklaşık 3 yıl aradan sonra İstanbul’un ekmek fiyat tarifesi açıklandı. Sizce yeterli mi bu fiyatlar?

Çok geç kalınmış bir zam… Yeterli de değil… Ama en azından zarardan kurtululur mu, başa baş götürür, zarar ettirmez. Biz zaten kar etmeyi unuttuk. Zarar etmeden mesleğimize yapmaya çalışıyoruz. Bu işletmeye 7-8 bin lira elektrik faturası geliyorsa, bunu bütün maliyete kattığınız zaman inanılmaz derecede yansıması var. Burada çalışan 8-10 tane insan var. Bunları vardiyalı olarak çalıştığını düşündüğünüz zaman iki katı yapıyor. Buranın daha sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi için getirisini daha düzgün olması gerekiyor. Ayrıca, 3-4 tane işyeri ruhsatsız bir şekilde faaliyet gösterirken bu denetlenmiyorsa devlet, vatandaş da ucuz bulduğu yere gitmek zorunda. Ne olduğunu bilmeden istediği yerden, istediğini alma şansı var tabi ki… Sağlıklı koşullarda da ürettiler, bunu da sorgulanması gerekiyor. Ekmek fiyatlarının ne kadar olması gerekiyor dersek, 200 gram ekmeğin şu koşullarda 2 TL olmalı. Çünkü ben daha yeni un teslim aldım. Ödemesini yaptığım önceki siparişimde 136 TL’den aldım. Aynı unu tekrardan sipariş versem bana 154 TL’den gelecek. Ekmeğe zam geldiği zaman fırıncı günah keçisi.

Fırıncıları temsil eden oda, federasyon vs… Tam anlamıyla sektörü temsil ettiğini düşünüyor musunuz?

Kimseyi suçlamak istemiyorum ama, İstanbul Fırıncılar Odası bir dönem çalışmaya çalıştı, çalışmadı… Federasyon Başkanı çok daha güçlü bir şekilde mücadele edebilirdi, etmedi!.. Derdimiz siyaset yapmak değil, öyle birşey de hiç düşünmedim. Herhangi bir partiyle de bağım yok. Ama, siyaseten aciz duruma düşen meslek örgütleri var. Siyasi mekanizmaya müdahale etmiyorlar. Bu mesleğin en önemli sorunu eleman yetişmemesi… Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bu konuyla ilgilenmesi rica ediyorum. Eleman yetiştirmek için okullar olur, meslek liseleri olur… Mutlaka bu alanda eleman yetiştirilmesi sağlanmalı. Tezgahından tutun, üretimin her alanında eleman eksikliği var. Bugün bir çok yerde işsizlik var. Ama çalışacak işçi eleman yok.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Ben, Ekmeğin Sesi haber kanalına çok teşekkür ediyorum. Bu konuda yaptığı mücadeleyi takip ediyorum. Güzel de haberler yapılıyor. İnşallah, bu kar topunu büyütüp çığa dönüştürürüz ve sesimizi yüksek yerlere ulaştırarak, bu mağduriyetlerimizi gideririz.