İstanbul Ticaret Odası Komite Üyesi Talat Çelik Ekmeğin Sesi’ne dikkat çeken açıklamalar yaptı

“Ekmekte sabit fiyatın nedeni kamuoyu tepkisi çekmemek ’’

İstanbul Ticaret Odası Ekmek, Un ve Unlu Mamuller Komite Üyesi Talat Çelik, Ekmeğin Sesi’ne özel dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Fırıncılık sektörünün temel sorunlarını dile getiren Çelik, Ticaret Odasının projelerini de anlattı.

“Ekmekte sabit fiyatın nedeni kamuoyu tepkisi çekmemek ’’

Fırıncıların geneli ekmekte tavan fiyat uygulamasının kaldırılmasını istiyor. Bu isteği destekleyen İTO Ekmek, Un ve Unlu Mamuller Komite Üyesi Talat Çelik ekmekte sabit fiyatın nedeninin kamuoyu tepkisini çekmemek olduğunu savundu.

 ‘’Diğer mamullere zam geldiğinde piyasada ya da kamuoyunda tepki olmuyor. Ekmeye zam geldiğinde ilgi çekiyor. O yüzden Ticaret Bakanlığı böyle bir uygulama yaptı. Doğru bir uygulama değil ama yapacak bir şey yok” dedi.

“Ekmeğe zam istememizin nedeni ruhsatsız fırınlar “

Fırın sayısının çok olması fırınların kapasitelerini düşürüyor. Bu da ekmek maliyetini arttırıyor. Bu nedenle fırıncılar, ekmek fiyatının 2 lira olmasını istiyor. Oluşan bu zam isteğini ruhsatsız fırınlara bağlayan Talat Çelik;

“Ekmeğin pahalanmasının yani zam istememizin temel sebebi ruhsatsız fırınlar. Türkiye’nin diğer illerinde olmayan bu sorun sadece İstanbul’da yaşanıyor. Ruhsatsız fırınlar kapasitemizi düşürdüğü için ekmek fiyatlarını arttırmak zorunda kalıyoruz. Bizim esas sorunumuz fiyat değil ruhsatsız fırınların kapatılmaması. Biz devletten kanunların uygulanmasını istiyoruz. Ruhsat yönetmeliğine aykırı fırınlar yapılıyor ve belediyeler de buna göz yumuyor. Biz Ticaret Odası olarak gerekli müracaatlarımız yaptık ama henüz olumlu gelişme olmadı” dedi.

‘’Bazı belediyeler kanunu uyguluyor bazı belediyeler uygulamıyor ’’

“Şöyle bir problem var. İstanbul’da 39 tane ilçe var ama her ilçede ruhsatsız fırın yok. 15 ilçede ruhsatsız fırın çalışıyor diğer belediyeler asla ruhsatsız fırın çalıştırmıyor. Bazı belediyeler kanun neyse onu uyguluyor bazı belediyeler uygulamıyor. Tecrübelerime dayanarak söylüyorum bazı belediyelerde bürokratların ruhsatsız fırına müsaade edeyim rekabet oluşsun ve sonucunda ekmek ucuzlasın şeklinde yanlış fikri var.”

 “Devletin ekmek üretmesi mantıklı değil, Halk Ekmek bizimle rekabet ediyor”

Fırın sayılarının çok olması ve kombine tesislerin bulunması ekmekte rekabeti arttırıyor. Buna bir de Halk Ekmek dâhil olunca rekabet şartları zorlaşıyor. Talat Çelik bu konuda önce Halk Ekmeğin kapatılması gerektiğini savunuyor.

“2020 yılında devletin ekmek üretmesi mantıklı değil çünkü zaten rekabet var. Yüksek fiyatlarda ekmek satamayız. Bütün her şey özelleştirilirken ekmeği devlet üretiyor. Bence bu bir çelişki. Fırıncılar Halk ekmeğe karşı değil ancak fırınlara yakın yerde bayi açmaları fırınların satışlarının azalmasına ve dolayısıyla haksız rekabete neden oluyor. Talat Çelik  ‘’Halk ekmek bizimle haksız rekabet ediyor çünkü kira ödemeden en güzel caddede ya da köşede büfe açıyor. Büfelerini kaldırıp bizim gibi bayilere versin ekmeğini. Bir fırıncı Halk Ekmeğin büfesinin yerinde büfe açsa 3 ya da 5 bin lira kira öder. Onlar kira ödemiyor. Bu da haksız rekabete giriyor.  İşin doğrusu Halk Ekmek, ekmek üretmemeli. Aslında buna çözüm bulunmalı.”

“Kanunla pek olmuyor”

Fırıncıların kanayan yaralarından biri de bayi karları. Ticaret Bakanlığının belirlediği bayi kar oranı yüzde 15 fakat bu uygulanmıyor. Talat Çelik “Açık konuşmak gerekirse kanunla pek olmuyor. Zaten piyasa kendi şartlarını oluşturuyor. Yüzde 15 bayi karını maalesef gerçek hayatta kullanamıyoruz. Bunun nedeni haksız rekabet “ şeklinde konuştu.

“Yeni eleman yetiştiremiyoruz”

Gençlerin eğitim ve kültür seviyelerinin artması çalışma hayatına bir önceki kuşaktan farklı gözle bakmalarına neden oldu. Bu yüzden fırında çalışacak işçi bulmakta zorluk yaşanıyor. Talat Çelik “Bizim sektör olarak en büyük sıkıntımız aşağıdan eleman gelmiyor. Yeni eleman yetiştiremiyoruz. Mesleğimizle ilgili okullar açarak bu sorunu çözebiliriz. Bu konuda Ticaret Odası ile görüşme halindeyiz” dedi.

“Yabancı işçi çözüm değil!”

İşçi bulma sorununda devletin yabancı istihdamı teşviği bulunuyor, ancak sorunun eğitim ile çözüleceğini belirten Talat Çelik “Aşağıdan eleman yetiştiremediğimiz için yabancı işçiler ile bu sorunu çözmeye çalışıyoruz. Fakat bu sağlıklı ve köklü bir çözüm değil. Bunu eğitimle yani mesleğimizle ilgili okul açarak çözmemiz gerekiyor” dedi.

“Okullarda sektörümüzle alakalı bilgi vereceğiz”

İstanbul Ticaret Odasının hamilik projesi var. Bu Projeyi İTO Ekmek Un ve Unlu Mamuller Komite Üyesi Talat Çelik “Belirlenen meslek okullarına giderek sektörümüzle alakalı bilgi vereceğiz” şeklinde açıkladı.

“Bayanlar çalışsa daha sağlıklı ekmek üretilir”

Kadınlar artık birçok sektörde başarılarıyla boy gösteriyor. Fırıncılık sektöründe de bayan çalışanların olması gerektiğini savunan Talat Çelik “Bayanın olduğu yer temiz olur.  Bence bayanlar çalışsa daha sağlıklı ekmek üretir. Biz şuanda sadece satış elemanı olarak birkaç bayan arkadaşla çalışıyoruz” dedi.

“Komite olarak ödenekle ilgili sorunumuz yok”

İstanbul Ticaret Odası Ekmek Un ve Unlu Mamuller olarak yaptıkları projelerden bahseden Talat Çelik; “2019 yılında Askıda Ekmek projesi için isteyen fırınlara ücretsiz ışıklı tabela dağıttık. Bu projeyi geliştirdik. Bu hafta komitede yeni projeler için de konuştuk, henüz bir karar almadık ama yeni bir proje daha geliştireceğiz. Ödenekle ilgili bir sorunumuz yok. Ticaret odası ödeneğimizi sağlıyor” dedi.

“Ticaret Odasına katılım az”

Ruhsatlı fırınların bir kısmı Ticaret Odasına bağlı bir kısmı Esnaf Odalarına. Bir kısım fırın ise ruhsatsız olduğu için kayıt dışı. Hal böyleyken fırın sayıları net olarak bilinemiyor.

“Ruhsatsız fırınlar kayıt dışı olduğu için afaki bir rakam söyleyeceğim. Tahmin ediyorum İstanbul’da 3000 ila 3500 fırın vardır. Hepsi Ticaret Odasına bağlı değil. Yanlış hatırlamıyorsam  2000 – 2700 civarında kayıtlı üyemiz var. Ama tabi katılım az oluyor.”

“Bilerek olumsuz imaj çiziyorlar, ekmek sağlıksız olsa insan nesli kalmazdı”

Talat Çelik; “İnsanoğlu avcı topluluktan yerleşik hayata geçtiğinde bulduğu ilk ürün buğdaydı. Herhalde 10 bin yıldır buğday yiyoruz. Ekmek sağlıksız olsa insan nesli diye bir şey kalmazdı. Bence olumsuz imaj çiziliyor, inanmıyorum. Ben ekmeksiz sofraya oturmam ve sağlık problemim yok” şeklinde konuştu.