Hamurla can bulan renkli bir dünya

Hobisi olan pastacılıkta kendini zamanla geliştirip eğitimlerle yoluna devam eden Devlet Sönmez, Lalin Pasta Bodrum markasıyla adım attığı sektörde, hazırladığı özel tasarımların yanında çikolata ve kekleriyle de adından söz ettiriyor

Hamurla can bulan renkli bir dünya

Selen Deniz / Marka Portresi – Ailesi fırıncı olan Devlet Sönmez, kızının dünyaya gelmesiyle evde geçirdiği zamanı özel ilgisi olan pastalar hakkında eğitimler alarak geçirdi. Pasta Tasarımcıları Derneği’ndeki (PASTAD) serüvenini, Bodrum’daki hocasının teşvikiyle kendi markasını kurarak bir adım ileriye taşıyan Sönmez, “Başarının üç sırrı var; yetenek, hayal gücü ve işini sevmek” dedi.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1979, Bodrum doğumluyum. Evliyim, bir kızım var. El sanatları mezunuyum, ama asıl mesleğim muhasebe. Kızımın doğumuyla çalışma hayatımı bırakmak zorunda kaldım.

Pastacılığa başlamanız nasıl oldu?

Her zaman bir ilgim vardı, mutfakta olmayı çok seviyorum. Evimde daima yeni tatlar keşfetmekten çok hoşlanırım, özellikle pasta yapımına ilgim diğer konulara göre her zaman daha ağır basıyordu. Kızımın doğumuyla birlikte pasta işlerine daha çok zaman ayırmaya başladım.

“Aman dışarıdan bir şey yemesin, ev yapımı olsun” derken mutfağımdaki çeşitliliğe her gün bir yenisini kattım. Kızımın doğum günü pastasını, ikramlıklarını düşünürken “Neden ben yapmıyorum” dedim ve kendimi işin içinde buldum. Kendi kendimi geliştirdim, eğitimler aldım hala da almaktayım… Eğitim asla bitmiyor her gün yeni şeyler öğreniyorsun. İzmir’de güzel bir derneğimiz var; Pasta Tasarımcıları Derneği (PASTAD). Derneğin üyesi olmak benim için ayrı bir mutluluk.  Birbirinden yetenekli, bilgili hocalarımız var. Devamlı onlardan kıymetli bilgiler alıyoruz. Sımsıcak bir dernek, bu dernekte olduğum için çok şanslıyım. Bodrum’daki hocamın “E hadi daha ne bekliyorsun?” demesiyle de sektöre girdim. Pasta hayatım bu şekilde başladı. Her şey renkli renkli… Hamurlar renkli, kremalar, figürler çalışıyorsun, minnoş kalıpların içerisindesin. Bence bir nevi içindeki çocukluğu yaşıyorsun, yaratıyor ve üretiyorsun.

Hamurla can bulan renkli bir dünya

Ailelerimize yardım ederdik

Bodrum’un ilk fırınlarından biri ailenize aitmiş ama sonra devretmişsiniz. Pastacılık sizin için aile mesleği diyebiliriz. Fırının hikayesini anlatır mısınız?

Evet, Bodrum’da taş fırın ekmek fırınlarından Yörük Ali Fırını’nı amcalarım ve babam işletiyorlardı. Ben çok küçüktüm, babam ve diğer kardeşlerim ile birlikte fırında çok vakit geçirirdik, ailelerimize yardım ederdik. Ekmek hamurlarının kocaman hamur yoğurma kazanlarında nasıl yoğrulduklarına bakar, kocaman uzun küreklerle fırına ekmekleri verdiklerini izlerdik. Geceden sabaha kadar çalışılıp ekmekler hazırlanırdı. Sabaha karşı çıkan ekmekler kasalara doldurulur, Bodrum ve çevre köylere dağıtıma çıkılırdı. Uzun süre sonra fırınımızı devrettik. Geleneksel fırıncılığın yerini artık daha çok modern fırınlar almaya başladı.

Görünüşü birbirinden harika pastalar hazırlıyorsunuz peki pastacılıkta el yeteneği mi önemli yoksa hayal gücü mü?

Her ikisi de önemli. Yeteneğin var ise başarıyorsun. Eğer sevdiğin işi yapıyorsan ve gerçekten istiyorsan başarırsın. Hayal gücü de mutlaka önemli, hayal edebiliyorsan üretiyorsun.

Sadece pasta mı üretiyorsunuz yoksa ürün yelpazenizde farklı ürünler var mı?

Sadece butik pasta üretmiyorum. Ürün seçkimize devamlı yeni ürünler katılıyor. Bu dönem pinyata çikolatalar ve butik çikolata daha ön planda. Cakepopslar, magnumcake, browniler revaçta. Gündemi devamlı takip ediyor, ürün yelpazemizi genişletiyoruz. (Milliyet)