Fırıncı kadının ekmek mücadelesi

İzmir'in Karaburun ilçesinde oturan 41 yaşındaki Habibe Dülger, fırıncı eşine 10 yıldır verdiği destekle takdir topluyor. Taş tabanlı fırınında odun ekmeği pişiren Dülger, daha sonra bunları kasalara dizip, kamyonetle marketlere dağıtıyor. Aynı zamanda 12 yaşındaki ikiz kızlarına da bakan Habibe Dülger, "Hiçbir zaman 'ben bu işi yapamam' demeyeceksiniz. 'Yaparım' dedikten sonra bütün işlerin üstesinden gelinir" dedi. .

Fırıncı kadının ekmek mücadelesi

İzmir’in Karaburun ilçesinde oturan 41 yaşındaki Habibe Dülger, fırıncı eşine 10 yıldır verdiği destekle takdir topluyor. Taş tabanlı fırınında odun ekmeği pişiren Dülger, daha sonra bunları kasalara dizip, kamyonetle marketlere dağıtıyor. Aynı zamanda 12 yaşındaki ikiz kızlarına da bakan Habibe Dülger, “Hiçbir zaman ‘ben bu işi yapamam’ demeyeceksiniz. ‘Yaparım’ dedikten sonra bütün işlerin üstesinden gelinir” dedi.

İzmir Karaburun’da 10 yıldan bu yana “erkek işi” denilen fırıncılığın üstesinden gelen 41 yaşındaki Habibe Dülger’in odun ateşinde pişirdiği ekmekler, pek çok ailenin sofrasına ulaşıyor. Pişirdiği ekmekleri kasalara dizip dağıtımını da kamyonetle kendisi yapan Habibe Dülger, ikiz kızlarını da ihmal etmiyor. Eşi fırındaki hamurun karılması ve kesilmesi gibi işleri üstlenirken, ikiz kızları da ekmekleri kasaya dizerek Habibe Dülger’e destek oluyor.

“EN BÜYÜK ZORLUK UYKUSUZLUK”

İkizler Ekmek Fırını’nın sahibi Habibe Dülger, yaşam öyküsünü şöyle anlattı:

“Eşim fırıncı. Ona yardım etmek için bu mesleğe başladım. Sonrasında ekmeğin tüm yapım aşamalarını öğrendim. 2011 yılından beri, eşimle birlikte fırıncılık işi ile uğraşıyoruz. Bu mesleğe Manisa’da başladık. Daha sonra Karaburun’a geldik. 3 yıldır da Karaburun’da ekmek üretiyoruz. Sabaha karşı saat 03.00’de fırına geliyoruz. İlk olarak hamurumuzu yoğuruyoruz. Daha sonra diğer aşamaları tamamlayarak ekmeği satışa hazır hale getiriyoruz. Ekmeğin dağıtımını da ben yapıyorum. Elbette her işin bir zorluğu var. Bu işin zorluğu da uykusuzluk. Gece yarısı herkes uyurken biz işe başlıyoruz. Akşam gelince de ailemizle zaman geçirmek istiyoruz, yine uyuyamıyoruz. Onun haricinde sorunum yok.”

LEZZETLİ EKMEĞİN SIRRI

Dülger, lezzetli ekmeklerinin sırrının taş tabanlı fırınları ve hiç vazgeçemedikleri odun ateşi olduğunu söyledi. Dülger, “Fırında genellikle meşe odunu kullanıyoruz. Bu sayede ekmeğimiz diğer ekmeklere göre daha lezzetli oluyor. Karaburunlu vatandaşlarımızın yanı sıra ilçe belediye başkanımız ve ilçe kaymakamımız da sürekli ekmeklerini bizden alıyorlar. Çok mutluyuz” dedi.

 “YAPAMAM DEMEYECEKSİNİZ”

Hemcinsi olan kadınlara da “Hiçbir zaman ‘ben bu işi yapamam’ demeyeceksiniz. ‘Yaparım’ dedikten sonra bütün işlerin üstesinden gelinir” diye seslenen Habibe Dülger, pandemi sürecinde yaşadıklarını da şöyle anlattı:

“Pandemi nedeniyle un fiyatları arttı. Geçen yıla göre neredeyse yüzde 100 artış var. Ama çok şükür bizim durumumuz diğer esnafa oranla daha iyi. Biz hiç olmazsa üretime devam edebildik. Ama restoranlar, kafeler daha yeni yeni açılmaya başladı. Bu süre içinde fırıncılara hiçbir destekleme de yapılmadı. Yine de ayakta durmayı başardık.” (ANKA)