Fırıncı esnafı isyan etti: Devlet bize sahip çıksın

Sektörün sorunlarını haykıran Ahmet Galip Gürer, devletin fırıncı esnafına sahip çıkması gerektiğini söyledi.

1976 yılından bu yana Üsküdar’da fırıncılık yapan İcadiye Ekmek Fırını sahibi Ahmet Galip Gürel’in isyan eden sözleri gündem oldu.

Artan girdi maliyetleri ve özellikle de un fiyatlarına gelen zamlardan sonra iyice zora giren fırıncı esnafı, isyan etti. Üsküdar İcadiye’de 1976 yılından bu yana fırın işleten Ahmet Galip Gürel, Ekmeğin Sesi TV‘ye verdiği röportajdaki isyan sözleri gündem oldu.

“EKMEĞİ ÜRETEN BİZİZ, HERKES SIRTIMIZDAN PARA KAZANIYOR”

Son 1 yılda una gelen zamların fırıncıyı perişan ettiğini dile getiren Gürer, una gelen her zammın işlerini daha da zora soktuğunu söyledi. Devletin, esnafı zor durumda bırakan un ve maya firmalarına baskı yapması gerektiğini savunan Ahmet Galip Gürel, “Sonuçta, enflasyonu tetikleyen sonuçlar nelerdir? Yapılan zamlardır… Bizim her geçen zamanda faturalarımıza yansıyan girdiler bizi zor durumda bırakıyor. Devletimizin ve belediyemizin fırıncıya yaptığı baskı ve zulmün aynısını unculara, mayacılar ve susamcılara da yapmasını istiyoruz. Ekmeği üreten biziz, herkes sırtımızdan para kazanıyor, kötü olan, zarar eden, batan biziz… Pandemide hizmet veren biziz… Halk Ekmek yattı, kombineler yattı, ama biz çalıştık. İyi giden neyimiz var bizim!” dedi.

“FIRINCI OLARAK YASAL HAKLARIMIZI İSTİYORUZ”

Gürel, şöyle devam etti, “İthal edilen undaki verginin kaldırıldığı söylendi. Güzel bir uygulama… Bana yansıyan birşey yok ki fırıncı olarak… Bu yine, uncuların cebine giren para. Bizi herkesle karşı karşıya getiriyorlar. Ne yapalım? Kapatalım mı fırınlarımızı!? Yasal haklarımızı istiyoruz. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve vergimi ödüyorum. Diğer esnaf kuruluşlarına verilen hakların aynısını ben de istiyorum. Serbest ekonominin olduğu bir yerde, ben fiyat isterken bana baskı yapamazlar. Ya gelsinler bize çözüm bulsunlar, ya fırınımızı kapatsınlar, herkes işini yapsın ama doğru yapsın. Tıkandık!.. Gelen müşterimin bana hırsız gözüyle bakmasını istemiyorum.”

“HALKLA BİZİ KARŞI KARŞIYA GETİRMESİNLER”

Fırın işçilerinin çalışma koşullarına da değinen Ahmet Galip Gürel, “İşçilerimiz perişan… Bu sendikalar uyuyor mu?” diye sitem etti. Gürel, “Halk Ekmek ve kombineler pandemide ve pazar günü tatil yapar, ama bizim çalışanlarımız bu kadar sıkıntıya rağmen çalışıyorlar. Bunların yasal hakları yok mu? Sendikaları göreve davet ediyorum. Orada boş muhabbet yapmasınlar. Ya bizim haklarımızı savunsunlar, ya da bizi temsil etmesinler. Yalandan şirin görünmesinler. Sadece maddi değil, manevi olarak da tıkandık. Bu benim baba mesleğim. Ben hayatımda bu kadar rezillik, kepazelik görmedim. Acilen fırıncı esnafına sahip çıksınlar. Halkla bizi karşı karşıya getirmesinler. Bize verilen ceza değil, zulümdür! Ben, darlanmış, tıkanmış, bunalmış bir fırıncı esnafıyım. Ben bu meslekle doğdum, bu meslekten de öleceğim. Ben bu mesleğin gerçek sahibiyim. Bilmeyenler, sonradan gelen insanlar da ahkam kesmesinler mikrofonlardan… ” diye konuştu.

“25 KURUŞLUK EKMEK ZAMMINI KAN REVAN İÇİNE SOKTULAR”

Ahmet Galip Gürel, şöyle devam etti, “25 kuruş zam verdiler, onu da kan revan içine soktular. Ekmeğe 25 kuruş, una 35, mayaya 15 lira zam geldi. Bakkal ve marketler yarısını aldı. Fırıncıya ne kaldı!? Ekmeği 1.5 liraya satmaya razıyım ben… Aynı şartlarda benim haklarımı versin. Biz hamallık yapıyoruz. Fırıncıya yansıyan birşey yok. Sivil toplum kuruluşları sırf şirin görünmek için beyanatlar veriyorlar. Ben haklarımı sivil toplum kuruluşları savunamıyor. Ben haklarımı savunurum. Yeter ki medya bizim sesimize kulak versin. Darlandık artık.. İlla batmak mı lazım? Herkes işini doğru yapsın. Bu devlet hepimizin, fırıncı esnafı gerekeni fazlasıyla yapıyor.”