Fırın sektörünün sorunları Üsküdar’da tartışıldı

"Fırıncılık Sektörünün Problemleri ve Çözüm Önerileri" konulu toplantı, Üsküdar Cemile Sultan Sosyal Tesisleri'nde gerçekleştirildi.

İstanbul Ticaret Odası Ekmek, Un ve Unlu Mamuller Komitesi, “Fırıncılık Sektörünün Problemleri ve Çözüm Önerileri” konulu bir toplantı düzenledi. Üsküdar’da bulunan Cemile Sultan Sosyal Tesisleri’nde gerçekleşen toplantıya, Komite Başkanı Hasan Demir, İTO Meclis Üyesi Selim Şimşek, İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin, Ekmek ve Sanayi İşverenler Sendikası Başkanı Çetin Keçeli, İstanbul Ticaret Borsası Meclis Üyesi Abdullah Çerman ve çok sayıda fırıncı temsilcileri katıldı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Üyesi

SELİM ŞİMŞEK: TÜRKİYE’DE YAKLAŞIK 1 KİŞİ FIRINDA ÇALIŞIYOR

İTO Ekmek, Un ve Unlu Mamuller Komitesi Başkanı Hasan Demir öncülüğünde yapılan toplantıda konuşan İTO Meclis Üyesi Selim Şimşek, “Ekmek, insanoğlunun bilinen en eski, en temel ve en önemli gıda maddesidir. Ekmek, bir tarafıyla ait olduğu toplumun kültürünü ve geleneğini yansıtırken; diğer taraftan da emeği ve kutsallığı ifade etmektedir. Kültürel değerler kadar ekonominin de büyük bir parçasını oluşturan ekmek, halkımızın her dönem en temel besin kaynaklarından biri olagelmiştir. Beslenmemizin temel taşlarından biri olmasının yanında, hem ekonomik bir olgu, hem de kültürel bir değer olması, ekmeğin ülkemizde önemli bir yerde konumlanmasına sebep olmaktadır. Bilindiği üzere, dünyada en fazla ekmek tüketen; yılda kişi başı yılda yaklaşık 200 kg’la Rekorlar Kitabı’na girmekteyiz. Ülkemizin genelinde her gün 90 milyonun üzerinde ekmek ve ekmek çeşitleri üretilmektedir. Bu üretim, yaklaşık 30 bin fırın tarafından yapılmaktadır. Maalesef, ürettiğimiz bu ekmeğin 6 milyon kadarını da israf etmekteyiz. Bu nedenle üretim, dağıtım ve tüketimin her aşamasında yoğun bir ekmek içeren, emek içeren ve başlı başına büyük bir hacim oluşturan ekmekçilik sektöründe 30 bin fırın olduğu tahmin ediliyor. Bu fırınlarda ortalama 8 kişinin çalışmasıyla 240 bin kişi bir fiil fırınlarda çalışıyor. 240 bin kişi, ortalama 4 kişiye baktığını düşündüğümüzde 960 bin yapıyor. Yani, yaklaşık 1 milyon kişi geçimini direkt olarak ekmek üretiminden sağlıyor. Bu istatistiğe tedarik zincirini, yan faktörleri de katarsak bu sayının daha fazla artacağı muhakkak… Tüketim boyutuyla baktığımızda, tüm nüfusumuzun tamamını ilgilendiren bir sektör.

Fiyat tarifeleriyle ilgili ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Ruhsatsız fırınlar, kayıt dışı üretim bayi karlarının uygulanabilir hale getirilmesi, halk ekmek büfelerinin mesafe sınırlaması, kentsel dönüşüm kapsamındaki fırınların ruhsatlarının tekrar iade edilmesi, hijyen eğitiminin verilmesi, işletmelere kesilen fahiş cezalar, kalifiyeli eleman eksikliğinin giderilmesi, mevcut elemanlarının çalıştırılmasının kolaylaştırılması ve yüzde 5 ekmek iadesinin kanunla bir şekilde ortadan kaldırılması… Yukarıda bahsettiğim problemler, kamu tarafından çözüme kavuşturulması gereken problemler… Bu problemlerin çözümüne yönelik her türlü gayreti gösterdiğimizden emin olabilirsiniz. Federasyonumuzla, İstanbul Ticaret Odamızla, İstanbul Fırıncılar Odamızla, sendikamızla, sanayi odamızla hep birlikte ciddi bir gayret içerisinde olduğumuzdan emin olabilirsiniz. Elbette ki, işletme sahipleri olarak da üzerimize düşen görevleri yerine getirmek mecburiyetindeyiz. Hep kamudan beklememeliyiz. Bizim de yapmamız gereken mutlaka işlerimiz vardır.

Özellikle, günümüz koşullarında her geçen gün girdi maliyetlerimizin aşırı artış göstermesi başta fırıncılarımız olmak üzere, tüm oda ve birlik yöneticilerimizi de maalesef çok zor durumda bırakıyor. İşin en önemli kısmı ise, ekmek üretim girdilerinin hepsine; örneğin ekmeklik buğday unu şu anda kısmen tahsis yapılıyor, ekmek mayası, doğalgaz, elektrik, su, akaryakıt ve serbest piyasa koşullarına göre belirlenen yaklaşık 40 kalem ürünün fiyatlarına hiçbir şekilde müdahale etmeyen Bakanlık, satış fiyatına da müdahale etmemelidir” dedi.

İTO Ekmek, Un ve Unlu Mamuller Komitesi Başkanı Hasan Demir

HASAN DEMİR: OCAK 2022’DE İSTANBUL YENİ FİYAT TARİFESİ ALACAĞINDAN UMUTLUYUM

“2021 yılı sektörümüz açısından farklı bir dönem geçirdi. Bir yıl içinde iki tarifeyi onaylattık, üçüncü tarife teklifini yaptık. İlk tarifemizi Nisan ayında İTO meclisi’nden onaylattık. İkinci tarife teklifimizin 8 Ağustos’ta teklif yaptık, 11 Kasım’ta İTO meclisi’nde, yani 3 ay sonra onaylandı. Sektörü temsil eden İTO, İFO ve İSTESOB arasındaki uyumu şahsen çok dikkat ettim. Biz beraber karar alırsak, alacağımız kararların sektörü daha kısa zamanda, daha fazla fayda sağlayacağını hep onu konuştuk ve yapmaya çalıştık. Ağustos 2021’deki komite toplantımızda 230 gram ekmeğin 2,5 TL olarak talepte bulunduk. O gün itibariyle 170 TL civarına un alabiliyorduk. Bu fiyat o zaman kabul görülüyordu. Fakat, aradan geçen 3 ayda, 170 TL’ye aldığımız un 350 TL seviyelerine geldi. Yani, olağanüstü bir dönem yaşandı. Daha önce hiç görmediğimiz bir fiyat artışıyla karşılaştık. Sadece unda değil, hayatımızın diğer ürünlerinde de oldu. Netice olarak, şu anda aldığımız tarife onaylandığı gün anlamsızdı. Ama bugün itibariyle devletin tahsis yardımı, fiyatların da biraz aşağıya inmesi, piyasadaki gerginlik azaldı. Aralık ayındaki toplantımızda yeni bir fiyat tarifesi teklifinde bulunduk. Bunu da, Fırıncılar Odası ile birlikte istişare ederek belirledik. 210 gram, 3 TL olarak fiyat teklifimizi İTO yönetim kuruluna sunduk ve teklifimizi değerlendiriliyor. Ocak 2022’de İTO meclisinde görüşmeye alınacak. Diğer yandan, Türkiye’de oluşan son bir haftada psikolojik havalar bizim bu taleplerimizi de etkiler. Marketlerde ciddi denetim ve indirimler yapılıyor. Bu ortamda teklif ettiğimiz fiyattan yüzde 50 umutluyum.”

İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin

ERDOĞAN ÇETİN: TALEP ETTİĞİMİZ FİYAT TARİFESİNİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIZ

“Öncelikle, ekmek fiyat tarifesiyle ilgili 7 Aralık’ta yönetim kurulumuz, kararı aldı. Başvuru yazımızı da Esnaf Odası Birliği’ne ulaştırdık. Bu sürecin tamamlanmasını bekliyoruz. 30 günlük bir sürecimiz var. Sanırım, Ocak 2022’nin son haftasında belirlenmeye başlayacak. Bu manada yeni görüşmeler yaptım. Bu görüşmeler neticesinde, dövizin geri gelmesi ve sahada yapılan denetimlerin; market, bakkal veya fahiş noktasında şikayetlerin yoğun olmasından ötürü bizlerden de sanki bir indirim beklendiğini hissettim. Direkt bu söylenmese de, böyle bir algım oluştu. Ama herşeye rağmen İstanbul Fırıncılar Odası olarak, talep ettiğimiz fiyatın arkasındayız ve bunu çıkarmak için elimizden geldiği kadar mücadele edeceğiz.

Bilindiği gibi bir halk ekmek konusu da var. İstanbul Halk Ekmek A.Ş. Başkan Vekili Özgen Nama ile bir görüşme yaptım. Ocak ayı içerisinde eğer bu fiyatlardan ekmek satışına devam etmeleri durumunda, aylık yaklaşık 20-30 milyon lira zarar edeceklerini ifade ettiler. Çok kısa bir süre içerisinde ekmek fiyatlarını güncelleyeceklerini belirttiler. Şu an itibariyle 250 gram ekmeğin maliyetinin 2.26 kuruş olduğunu söylediler. Dolayısıyla, İstanbul Halk Ekmek’in yılbaşı itibariyle düzgün bir ortaya koyacaklarına inanıyorum.”

Ekmek ve Sanayi İşverenler Sendikası Başkanı Çetin Keçeli

ÇETİN KEÇELİ: İTO VE İSTESOB YÖNETİMİNİ GÖREVE DAVET EDİYORUM

“Türkiye’nin gelişen koşullarında fırıncı ayakta durmaya çalışıyor ve çok sayıda engellerle karşılaşıyor. Girdi maliyetleri tamamen serbest olduğu, ama ürünün fiyatını çeşitli komitelerce onaylanıp da, resmiyet kazanacağı bir mal üretimi yapıyor fırıncı… Bu mal üretimi yapılırken girdi hammaddelerindeki artışlar tamamen serbest olduğu için bunları karşılamak zorunda kalıyor. Bu aşamada yapacağı maliyetle ilgili çalışmalarda sürece uyarak talepte bulunuyor; ama gerek İstanbul Ticaret Odası, gerek Esnaf Sanatkarlar Birliği bu konuyu ağırdan alıyor. Fırıncının müracaatlarından itibaren 2 aylık bir süreç içerisinde fiyatın kesinleşmesi gerekirken, çeşitli yollarla ve de fırıncıyı zora sokarak bu fiyat tarifelerini onaylamakta beklettiler. Bunlar yasalara aykırıdır. İstanbul Ticaret Odası yönetimini ve Esnaf Sanatkarlar Birliği yönetimini görevini doğru yapmaya, fırıncının hakkını zamanında vermeye davet ediyorum. Meslektaşlarımız zor durumda. Türkiye’de meslektaşlarımız zor durumda.

Ama bakıyorsunuz ki, Valilerin sanki başka işi yok! Sırf Ankara’ya ‘selam olsun’ diye, ekmek fiyat tarifelerine itiraz ediyorlar. Bir valinin görevi sırf ekmek fiyatı mı?! Başka bir ürünün fiyatı artmıyor mu? Bunları görmüyor musunuz? Görüyorsunuz ama, ekmekçinin sırtı zayıf, günah keçisi sayılabilecek bir esnaf örgütü, sahipsiz de kalabilir; bunun fiyatına ben itiraz edeyim, Ankara’ya ‘selam’ vermiş olayım, Ankara beni alkışlasın veya takdirlesin… Marketlerde, şu geçtiğimiz süreç içerisinde dolar artarken marketlere ek eleman alındı. Sırf fiyatları revize etsinler diye. Bir günde 5 defa fiyat revize edildi. Şimdi Valileri göreve davet ediyoruz. Gitsinler bu marketleri dolaşsınlar da, o fiyatları geri alsınlar. Bütün bunlar, gelinen süreçte bizim mesleğin ne kadar zor olduğunu, ama bizim üreticilerin ne kadar dirayetli, basiretli ve işini bilen bir kuşak olarak yetiştiği, işine sahip çıktığı meydana çıkmaktadır.”

Abdullah Çerman – İstanbul Ticaret Borsası Meclis Üyesi

ABDULLAH ÇERMAN: 2022’DE SEKTÖRÜMÜZÜ YİNE ZOR GÜNLER BEKLİYOR

“Pandemiden günümüze kadar geçen 2 yıl süreçte, çok zor günler geçirdik. Bu zaman diliminde an geldik takdir edildik, an geldik ‘fırsatçılık’la itham edildik. Ulusal kanalların ve görsel basının tartışma programlarında ana gündem konusu olduk. İktidarıyla, muhalefetiyle, hukukçusuyla, gazetecisiyle kısaca herkes ekmek ve ekmekçilik üzerine rol çalma, oy kapma, reyting yapma hesabıyla yorumlar yaparak öne çıkmaya çalıştık. Bu zaman diliminde bir çok belediye fiyat yarışına girdi. Aylarca gündem olduğumuz bu zamanda, belki de ömründe fırından ekmek almamış insanlar ekranlarda camiamızın tartışmasını dinledik. Kısaca, birbirine üstünlük sağlayan farklı grupların malzemesi olduk. Böyle bir konjektürde elimize fırsat geçmişken görsel ve yazılı basına çıkıp birinci ağızdan sektörün içinden geçtiği sorunları somut bir şekilde ortaya koyma becerisini gösteremedik. Bu noktada, sektör temsilcileri olarak meslektaşlarımızın sıkıntılarına çare bulma adına karnemiz pek de iç açıcı değildir. 2022 yılında sektörümüzü yine böyle zor günler bekliyor.”

IBAKTECH
SARMAŞIK MAKİNE