EKÜDER’den, İTO ve İSTESOB’a ‘Açık Mektup’

İstanbul Ekmek Fiyat Tarifesi'nin çıkmamasını gündeme getiren EKÜDER, İTO ve İSTESOB'u suçladı.

EKÜDER’den, İTO ve İSTESOB’a ‘Açık Mektup’

İstanbul Ekmek Üreticileri Derneği Başkanı Ahmet Zeki Sarıhan, geçtiğimiz hafta İstanbul Ticaret Odası (İTO) meclisi’nde Bakanlığın görüşü gelmediği için gündeme alınmayan Ekmek Fiyat Tarifesi’ne yönelik, İTO Başkanı Şekib Avdagiç ve İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yılmaz’a ‘Açık Mektup’ gönderdi.

EKÜDER Başkanı Ahmet Zeki Sarıhan’ın, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’e gönderdiği “Açık Mektubu’nda şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Başkanım, 30 yılı aşkın ekmekçilik sektöründe fırın işletmeciliği yapmış, aynı süre içinde sektörün temsil kuruluşlarında görev almış, son olarak da sektörün en etkin ve aktif, organizasyon, bilgi ve temsili yüksek kısa adı EKÜDER olan İstanbul Ekmek Üreticileri Derneği’nin yönetim kurulu başkanı kimliği ile bu mektupla zatiallerinize yazıyorum. Konumuz ekmek ve ekmek fiyat tarifesi. İstanbul’da ekmek ve ekmek çeşitleri üretim yapan 3 bin işletme var. Bu işletmelerin yaklaşık olarak 2 bin 300’ü Ticaret Odası üyesidir. Bu açıdan sektörün ağırlıklı temsil makamı Ticaret Odası’dır. Ticaret Odası, geçmişte mevzuata uygun olmasa da hukuka ve serbest piyasanın özü ve ruhuna uygun bir karar almış, fiyat tarifesi yapmış yetkisi (mevzuata rağmen) kullanmamıştır. 2018 yılında, sosyal medyada bu konuda son derece isabetli ve yerinde bir açıklamanıza tanık olduk. Ne var ki, ülkemizin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlar ve/veya krizler bazı kadım uygulama ve kararları alt-üst ederek, Ticaret Odası’nın tarife çıkarmasını zorunlu kıldı. Bu mektubun konusu olan sorunumuz bu aşamada yaşanmaya başladı. Sizler hukukçu olmayabilirsiniz, Ticaret Odası gibi bir kurumun danışacağı, işlem yapacağı veya yaptıracağı hukukçular mutlaka vardır. Fiyat tarifeleri hazırlama ve/veya çıkarma sürecinde uygulanacak usül ve esaslar hukukçular tarafından belirlenmeliydi. Ne var ki, fiyat tarifesi hazırlama ve çıkarma sürecinde tam bir kavram kargaşası, kafa karışıklığı ve bilgi kirliliği yaşandı ve yaşanıyor.

“İTO, YASAL MEVZUATIN GEREĞİNİ YAPMADI”

Bu durum; hükümetle fırıncı, fırıncı ile İTO arasında olumsuzluk meydana getirdi. Talep edilen tarifesi çıkmayabilir. Hükümet piyasayı kontrol etmek adına, fiyat ayarlamasına karşı çıkabilir. Ticaret Odası, hükümetin ekonomik politikaları ile fırıncı ve veya piyasa talebi arasına kalmış olabilir. Bütün bunlar anlaşılabilir. Ancak, anlaşılmayacak ve Ticaret Odası gibi saygın bir kuruma yakışmayan bir durum söz konusudur. Tarife hazırlama ve çıkarma sürecinde, Ticaret Odası yasal mevzuatın gereğini yapmadığı gibi hukuka uygun hareket edilmedi. Yasal mevzuat; “fiyat tarifesi, üyelerin talebi veya resen yönetim kurulu tarafından hazırlanır, meclisin onayına sunulur. Bunun süresi de 1 aydır” diyor. Tarife çıkarmanın esası budur, gerisi teferruattır. 2018 yılında yönetmeliğe yapılan ekleme ile komisyon kuruldu, tarife hazırlama sürecinde “komisyon değerlendirmesi” ve “bakanlığında görüşüldü” alınır şartı getirildi. Zaman içinde görüldü ki; “değerlendirme” kelimesi “karar ve/veya onaya”, bakanlık “görüşü” kelimesi de “onaya” dönüştürüldü ve bu şekilde uygulanmaya başlandı.

“TALEPLERİN 1 AY İÇİNDE SONUÇLANMASI ÖNGÖRÜLÜR”

Türk Dili Kurumu kelimelerin manalarını değiştirdi de bizim mi haberimiz yok. Komisyon için değerlendirme, bakanlık için görüş beyanı kelimelerine anlamları dışında bir anlam yüklemek etik olmadığı gibi, hukuki de değildir. “Bakanlık görüşü gelmedi” gerekçe gösterilerek fiyat tarifesi meclis gündemine alınmadı. Bu durumun, bakanlığa hoş görünmek adına, yasal mevzuatın çiğnenmesi olduğunun farkında mısınız? Ticaret Odası’nın tarife çıkarma usül ve esaslarını düzenleyen yasal mevzuat, taleplerin bir ay içinde sonuçlanmasını öngörüyor. Bu süre ihlal edilmiştir.

“BU DURUM İTO VE ODA ÜYELERİNE İHANETTİR”

Sizleri, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı yapan iradeye saygı ve bağlılığınızı anlıyoruz, aynı siyasi iradeye sizden daha ileri seviyede bağlı ve saygı duyduğumuzu ifade etmekte bir bahis görmüyoruz. Ancak, bir farkla, hak ve hakikatin hatırı, saygı ve bağlılığı her türlü beşeri faktörden önde gelir. Fırıncı zor günler geçiriyor. Ticaret Odası’ndan tarife bekliyor. Tarife çıkarmamak için değerlendirmeyi karar, görüş beyanını onay yaparsanız ve bunları mazeret olarak ileri sürerseniz, bu durum Ticaret Odası’na ve Odamız üyelerine ihanetten başka bir şey olamaz. Unutulmamalı ki; tarih hak ve hakikati eğip bükenleri, birilerine şirinlik yapanları değil, hak ve hakikatten, hukuktan yana tavır alanları, gerektiğinde bedel ödeme adına adil, adalete uygun davrananları yazmış ve bundan sonra da yazacaktır.”

“İSTESOB’A DİLEKÇE, BAŞVURU VEYA MÜRACAT HAKKI NİÇİN ENGELLENİYOR?”

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yılmaz’a gönderilen mektupta aynı ifadelere yer verilip, ayrıca şunlar eklenmiştir;

“…Fırıncı zor günler geçiriyor, Esnaf Birliği’nden tarife bekliyor, tarife çıkarmamak için, “komisyonun değerlendirmesi karar, bakanlığın görüş ve beyanı onay yapılırsa ve bu durum mazeret olarak gösterilirse Esnaf Odası üyelerine ihanet edilmiştir demektir. Esnaf Birliği ile fiyat tarifesi dışında yaşadığımız bir başka sorun da dilekçe, başvuru, müracaat hakkının engellenmesidir. Derneğimizin de üyesi olan Esnaf Odası üyeleri (Mustafa Şahin, Fuat Zorlu, Memet Temirci, Salih Tüysüz vd.) Esnaf Birliği’nin resmi adresi üzerinde Esnaf Birliği’ne iadeli taahhütlü başvuru ve/veya müracaatta bulunuyor. Esnaf Birliği iadeli taahhütlü başvuruları kabul etmeyerek iade ediyor. Konu ile ilgili PTT kayıt ve barkot numaraları tarafımızda mevcuttur. Yasal mevzuatla güvence altına alınmış olan dilekçe, başvuru veya müracaat hakkı niçin engelleniyor?”