Ekmeğin Sesi’den, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a açık mektup…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben, mahalle fırıncısına yönelik başlatılan linç girişimine dikkat çeken bir video hazırlayan Ekmeğin Sesi, yaşanılan sorunları tek tek dile getirdi.

Ekmeğin Sesi’den, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a açık mektup…

Ekmek ve unlu mamuller sektörünün ilk ve tek haber portalı Ekmeğin Sesi, son günlerde fırıncıya yönelik yapılan linç girişimine yönelik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben bir video hazırlayarak, fırıncının yaşadığı zorlukları gündeme getirdi.

Ekmeğin Sesi’nin hazırladığı videoda şu ifadelere yer verildi:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a açık mektuptur…
Bugüne kadar hiçbir haksızlığa göz yummayan Sayın Cumhur Reisimiz Recep Tayyip Erdoğan’a saygıyla sesleniyoruz…

Değerli Devlet Başkanımız; Sizden, mahalle fırıncı esnafımıza yapılan haksız linç girişimine artık bir son verilmesini istiyoruz. Tüm girdi maliyetlerimizin tamamına gelen zamlar ve en önemlisi de un fiyatlarındaki fahiş artışlar, fırıncı esnafımızın ekmeğini zararına satış yapmak zorunda bırakmaktadır. 

Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız;

Burada bilinmesi gereken şudur ki; halkımızın temel gıdası ekmeğin fiyatını belirleyen Komisyon, ciddi bir hata yapmaktadır. Komisyon, ekmek birim maliyet hesabını yaparken yüksek kapasiteli fabrikaların ekmek adetleri üzerinden hesaplayarak, ortalama bir maliyet çıkarmaktadır. Komisyon zannetmektedir ki, ekmek fabrikasıyla mahalle fırıncısı aynı maliyetlerle üretim yapıyor. Ancak, biz mahalle fırıncılarının ekmek kapasiteleri oldukça düşüktür. Bunun da en büyük nedeni, İstanbul’da hızla artan ruhsatsız fırın sayısı ve ekmek tüketim alışkanlıklarının değişmesidir. 

Sizin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde 10 bin adet ekmek üreten bir fırın, bugün 2 bin adet ekmeği zor şartlarda üretebilmektedir. 

Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız;

Son dönemlerde ekmek sektörü koşullarının iyileştirilmesi için çıkartılan mevzuatlar, sürekli olarak pazarı elinde tutan 30 – 40 bin kapasiteli fabrika fırınlarının menfaatine olmuştur. Öyle ki, mahalle fırıncısını mağdur etmiştir. Sürekli olarak mahalle fırıncısının sorunları görmezden gelinmiş, sektörün sermaye gücünü elinde bulunduran fabrikalar, resmi kurumlarla  olan ilişkileri sayesinde kendi çıkarlarını korumuş ve korumaya da devam etmektedir.

Her daim devletinin ve milletinin yanında olan, 15 Temmuz darbe girişiminde ön saflarda vatanı için canını öne süren, pandemi döneminde sağlığını hiçe sayarak kamu görevlisi gibi çalışan, bu süreçte vefa destek gruplarıyla birlikte çalışarak ihtiyaç sahiplerini mağdur etmeyen; şartlar ne olursa olsun devletine ve milletine pandemide ve doğal afetlerde hizmetlerine devam edecek olan bu şerefli ve kutsal mesleği yapan bizlere, medyanın önünde fırıncıya hitaben, “Kazandığın para helal değil” demek hak mıdır?

Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız;

Bizler, “Bismillah” deyip fırınımızı açar, “Çok şükür” diyerek fırınımızı kapatırız. Tatil nedir bilmeyiz. Son model arabalarımız yoktur. Alnımızın teriyle ailemize helal lokma yedirmek için çalışırız. Ülke olarak zor günler geçirdiğimiz bu günlerde, gıda rantçıları ile döviz üzerinden, faiz üzerinden para kazananlar ile aynı kefeye konulmak istenmemiz, bizlere ve ailemize yapılan en büyük haksızlıktır. Her daim esnafının yanında olan, hiçbir haksızlığa göz yummayan, Siz Devlet Başkanımıza sonsuz güveniyoruz. 

Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız;

Kutsal mesleğimizi itibarsızlaştırmaya çalışan medya gruplarına,

Tek derdi koltuk sevdası olan, sektörümüzü için hiçbir proje üretemeyen sektör temsilcilerine,

Kendi çıkarları için mevzuat çıkartan ekmek fabrikalarına, un kartellerine ve bizi karalamaya çalışan bürokrasiye bizi malzeme etmeyeceğinize inanıyor; mahalle fırıncıları olarak saygı ve hürmetlerimizi arz ediyoruz.”