Devletin fırıncılara olan KDV borcu ne olacak?

Serbest Mali Müşavir Şafak Şişmanoğlu Ekmeğin Sesi'ne anlattı.

Devletin fırıncılara olan KDV borcu ne olacak?

İşveren olarak fırıncıların devletten KDV alacağı bulunuyor.

Fırıncıların tazminat yükü nasıl çözülmeli?

Ancak belli bir limite yükseldiğinde bu para devletten tahsil edilebiliyor. Detayları ve çözüm önerisini Serbest Mali Müşavir Şafak Şişmanoğlu Ekmeğin Sesi’ne anlattı. Ayrıca Şişmanoğlu, iş veren fırıncıların tazminat sorumluluğuyla ilgili de yasal çerçeve içinde öneride bulundu.

“Fırıncılar alacaklı ancak, belli bir limitten sonra para tahsil edilebiliyor”

Fırıncıların ürün çıkışı için kestiği faturaların KDV oranı yüzde bir. Ancak girdi olarak aldığı faturalarda KDV oranları değişiyor. Bu değişiklik fırıncıları devlet karşısında alacaklı hale getiriyor. Ancak işletmeler bu parayı alamıyor. Nedenini Serbest Mali Müşavir Şafak Şişmanoğlu şöyle anlatıyor.

“Fırınların bazı girdi kalemleri mesela maya olsun elektrik olsun diğer hammaddeler olsun,  yüzde 8 ve yüzde 18’lik KDV oranları ile faturalandırılıyor. Ekmek de yüzde bir KDV ile faturalandırılınca fırıncının devletten KDV alacağı doğmuş oluyor. Ancak devlet bu borcu bazı kısıtlamalarla ödüyor. Şöyle ki, devletin koyduğu sınır 14 bin. 14 bin liranın üzerinde KDV fazlası varsa o fazla kısmı ödüyor devlet.

Bir fırıncının mesela 15 bin lira devletten KDV alacağı var. Fırıncı bu paranın bin lirasını devletten tahsil edebiliyor. Kalan para devletin kasasına gidiyor. E her fırının 14 bin liranın üzerinde bir alacağı olmadığı için de çoğu fırıncının alacağı devlete kalıyor. İş yeri kapatırken de bu iadeler yapılmıyor, dediğim gibi devletin kasasında kalıyor para.”

“Devlet fırıncılara olan KDV borcunu mahsup olarak işleme almalı”

Bu mağduriyetle ilgili bir çalışma yapılması gerektiğini belirten Şişmanoğlu, şöyle bir öneride bulunuyor.

“Devlet bu borçlarla ilgili iade değil de mahsup olarak işlem yapsa çok daha mantıklı olur. Mesela fırıncının alacak olduğu KDV miktarı, devlete olan vergi borcundan düşülebilir. Böylece hem devletin iç borçlanma oranı sayısal olarak düşer, hem de fırıncılarımızın ödeme yükümlülüklerinde kolaylık sağlanmış olur.”

“İşçi tazminatları senelik verilirse işverenin yükü azalır”

Ayrıca Şişmanoğu, işveren fırıncıların tazminat sorumluluğu ile ilgili de yasal çerçeve içinde öneride bulundu.

“Asgari ücret her sene arttığı için doğal olarak işverenin tazminat yükümlülüğü de artıyor. Sigorta primleri zaten yüksek. Bir işçinin sigorta maliyeti şu anda yaklaşık 1180 liraya tekabül ediyor. Ekmek fiyatları deseniz zaten fırıncının istediği bir rakamda değil. Dolayısıyla tüm bunlar ele alındığında fırınların pek kazançları olmuyor.

Yaklaşık iki sene evvel bir yük daha bindi işverenlere. 6. Aydan itibaren işçilere tazminat hakkı da verildi. Mesela asgari ücretle çalışan bir işçi 6-7 ay çalışıyor sonra tazminatını isteyip işi bırakıyor. Fırıncı veremeyince parayı bu sefer mahkemelik oluyorlar. Böyle bir sorun da oluyor.

Benim işveren fırıncıların tazminat yükümlülükleri ile ilgili yasal çerçeve içinde önereceğim şu olur: Çalışanlara tazminatları işten çıktıklarında değil de, çalışıyorken senelik verilirse yükü azalır işverenin, elinden de toplu para çıkmamış olur.”