‘Askıda ekmek fitre sayılmaz’

Diyanet İşleri Başkanlığı, “Fitre, yemin kefareti ve oruç fidyesinin askıda ekmek uygulaması yoluyla verilmesi caiz midir” sorusunu yanıtladı. Din İşleri Yüksek Kurulu’nun verdiği kararda, askıda ekmek uygulamasının, maddi imkanları yetersiz olan kişilerin ekmek ihtiyacını karşılamak amacıyla Osmanlıdan günümüze miras kalan bir uygulama olduğu hatırlatıldı.

‘Askıda ekmek fitre sayılmaz’

Günümüzde bazı Müslümanların, fitre, yemin kefareti ve oruç fidyesi gibi dini yükümlülüklerini askıda ekmek yöntemiyle yerine getirmek istediği vurgulanan kararda, “Ancak bilinmelidir ki; fitrede kişinin bir günlük gıda ihtiyacını karşılayacak miktar ölçü alınmaktadır. Bir kişiye verilen miktar, bir fitreden az olmamalı. Yemin kefaretinin eda edilme şekli ise; on fakire birer fitre miktarı veya bir fakire on ayrı günde her gün birer fitre miktarı para vermek veya on yoksulu sabah akşam doyurmak ya da giydirmektir. Buna gücü yetmeyenlerin ise ara vermeden üç gün oruç tutmaları gerekir. Oruç fidyesi ise, oruç ibadetinin eda edilememesi sebebiyle ödenen maddi bedeli ifade eder” denildi.Askıda ekmek uygulamasıyla fitre, oruç fidyesi, yemin kefareti gibi mali ibadetlerin ödenmesinde birtakım mahzurlar söz konusu olduğu vurgulanan kararda, şu ifadelere yer verildi:

Bağış tavsiyesi

“Zira bu muameleye mekan temin eden esnaf, askıdan ekmek alanların gerçek ihtiyaç sahibi oldukları hakkında bir bilgiye sahip olmadığı gibi bu konuda sorumluluğu da yoktur. Uygulama, tamamen iyi niyet üzerine inşa edilmiş bir sosyal yardımlaşma yöntemi olsa da bu usulle zekât, fitre ve fidyenin, yerine ulaşıp ulaşmadığının tespit edilmesi oldukça zordur. Askıda ekmek uygulamasında bir kişiye en az bir fitre miktarının verilmesi -çoğu zaman- mümkün olmaz ya da ihtiyaç sahibi tarafından tercih edilmez. Halbuki fitre, yemin kefareti ve oruç fidyesi verilirken, bir kişiye düşecek miktar, en az bir fitre kadar olmalıdır. Bu gerekçelerden hareketle fitre, yemin kefareti ve oruç fidyesi, askıda ekmek uygulaması yöntemiyle ödenmiş sayılmaz. Bu tür uygulamaların genel hayır ve hasenat kabilinden sayılıp diğer gönüllü bağışlar yoluyla yaşatılması tavsiye edilir.”

‘Bırakın, camide neşeli olsunlar’

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, ‘yaz Kuran Kursları Açılış Programı’na katıldı. Erbaş, “Hocalarımız çocuklara cami adabından mutlaka bahsedeceklerdir. Fakat onlar, yine de her fırsatta koşup oynayacaklar, gülüp eğlenecekler, yaramazlıklar da yapacaklardır. Bırakın, camide neşeli olsunlar” dedi. (Milliyet)